resul's profilenefret adlı kullanıcının...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    November 12

    kadınlar kaça ayrılırrrr

    HARD-DISK tipi kadın:
    Her şeyi hafızasında saklar. DEVAMLI. 
     
    RAM tipi kadın :
    İşiniz bittiği anda sizi de unutur. 


    WINDOWS tipi kadın:
    Herkes hiçbir şeyi doğru dürüst yapamadığını bilse de kimse onsuz
    yaşayamaz. 
     
    EXCEL tipi kadın:
    Söylendiğine göre bir çok kabiliyeti olmasına rağmen bir çok kimse basit
    ihtiyaçlar için kullanır. 


    SCREENSAVER tipi kadın:
    Eğlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz. 
     
    INTERNET tipi kadın:
    Erişilmesi zorlu olan tiptir. 
     
    SERVER tipi kadın:
    İhtiyacınız olduğundan her zaman meşguldür. 
     
    MULTIMEDIA tipi kadın:
    Korkunç şeylerin güzel gözükmesini sağlar. 
     
    CD-ROM tipi kadın:
    Hızlanır, Daha hızlanır Gittikçe de hızlanmaya devam eder. 
     
    E-MAIL tipi kadın:
    Her 10 sözünden 8'i anlamsızdır. 
     
    VIRUS tipi kadın:

    Bir başka ismi de "EŞ" dir. Hiç beklemediğiniz bir anda gelir kendisini yerleştirir ve kaynaklarınızı kullanmaya başlar.Kurtulmaya çalıştığınızda kesin bir şeyler kaybedersiniz eğer kurtulmazsanız her şeyinizi kaybedersiniz

     

    banada virüs bulaşmıştı ama ben hiçbişey kaybetmedim o gençligini en önemlisi kendi bilgisayarını kaybetti beni kaybetti şimdi sadece bir virüs kendi haline mutlu gibi görünen mutsuz bir virüs seni not32 ye sattım kızım onla ugraş artık

    Image Hosted by ImageShack.us 

    keşke ahhhh keşkee

    NE PİŞMANLIK NE DE İSYAN, DERİNDEN BİR 'KEŞKE'DİR İNSAN...
    "Keşke"lerden korkarım...
    Çünkü bir yanıyla insanı suyun dibine çeken ayağına bağlanmış koca bir kaya parçası gibidirler...
    Her "Keşke söyle olsaydı Keşke böyle yapsaydım" deyişinde biraz daha batarsın.
    Her "Keşke" deyişinde gücün biraz daha tükenir, gelecek biraz daha uzaklaşır, geçmiş daha da sıkı yakana yapışır...

    "Keşke"lerden korkarım...
    Çünkü bir yanlarıyla da yalandırlar, söyleyeni kendine inandıran en havalı yalanlardandırlar...
    "Keşke affedebilseydim seni" dersin söz gelimi... Ama affet o zaman, şimdi affet! Ne duruyorsun! İstiyorsan affedersin, keşkesi var mı?
    "Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler" dersin söz gelimi... Ama niye topu taça atıyorsun, neden kendi kararlarını yok saymaya çalışıyorsun, keşkesi var mı bunun?

    Yalnız bir dakika...
    Karıştırmayalım. Pişmanlık ap açık ve insanca bir histir. Hele sessiz pişmanlıklar vardır; Boynu bükük, gözleri buğulu ve soylu pişmanlıklar vardır ki, yakışır insana. Ve elbette güzel "keşke"ler de vardır! Zaman tam en güzel yerinden yakalamışken bizi, birden bire
    içimizden fışkıran özleme ayak uydurup "Keşke burada olsaydı" diye yazıklanmak mesela, böyledir.

    Benim itici bulduğum "Keşke"lerse ruh gastritleri, vesvese illetleri ve kaderle didişmekten yorulmayan hırsların mızıldanmalarıdır.
    Keşke defterimizden silebilseydik bu "Keşke" leri...
    Hele o hep bir şeyleri kaçıracakmış korkusuyla yaşayıp sonunda yinede hep "Kaçırdığın" duygusuyla hesaplaşmanın güçlüğü! Ne zordur! Nasılda hırpalayıcıdır!..
    Hep geleceği planlayıp, hep geleceği arzulayıp "Bugün"ü elinden kaçırmışsındır. Hayallerin "Aşk" ının peşinde koşturup bir gün bile sevinemeden yaşamışsındır. Ya da kof kahkahaların sarhoşluğuna kanıp hem aşkı hem de tanrının güzelim kıvılcımı sevinci ıskalamışsındır... Ne tam sevebilmişsindir. Ne de kendini sevince kaptırıp koyverebilmişsindir. Hata yapmaktan ölesiye çekindiğin için başarılara teğet geçmişsindir... Sonradan yıkılırım diye çok korktuğun için daha ilk baştan her şeyi yıkıp dökmüşsündür... Duygularına teslim olup "sürünmek"ten ölesiye korktuğun için baston gibi yürümeyi seçmişsindir. Gündüzü, o güzelim aydınlığının değerini bildiğin için değil geceden bir çocuk gibi sevmişsindir... Ve geceyi "karanlığında" kaybolmak için değil, ağlaklıklarına meze yapmak için sevmişsindir. Sonunda ne gece kalmıştır, ne gündüz. Vakti ve ışığı belirsiz ve tükenmek bilmeyen bir hayat koşuşturmamasında başka bir şey yoktur artık elinde... Ne okuduğun kitapların dipnotlarına bakmışsındır uzun uzun, ne de saksıdaki çiçeklerin toprağına... Sevgilinin göz bebeklerine de sevdiğin şehre de uzun uzun sadece birkez, o da veda ederken bakmışsındır. Ne kadar berrak bir çağrıdır orada gördüklerin ve fakat... Ne kadar geçtir!

    Bu durumda hangi "Keşke" fayda eder?
                                                      
     

    dün bugün yarın

    ----- Çok zaman önceydi.O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu.

    İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.
    Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.
    Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.
    Bir parçasına dün dedi, diğer parcasına bugün, öteki parçasına da yarın.

    Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.
    Dünü düsünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı;
    ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya
    kadar yaşadı.

    Farkında olmadan rezil etti bu gününü.
    Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarın diyordu.

    Bir türlü beceremedi.Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.
    Bu günü eline yüzüne bulaştırdı...Mutsuz oldu insan.
    Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dünün pişmanlığını da hep bugün
    yaşadı;

    ama bugünü hiç yaşayamadı.

    Ne yarın ne de dün!

    kendine iyi bak

     

    KENDİNE İYİ BAK...

     

    "Kendine iyi bak" bir veda değil, elveda cümlesidir çoğu zaman
    O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde
    Kendine iyi bak, çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım, olamayacağım
    İstesem de istemesem de...
    Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum
    Ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum
    Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum
    Kendine iyi bak, çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak
    Ben olmayacağım, kendine iyi bak ve beni düşünme
    Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık
    Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım
    Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim
    Fakat yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına
    Sana yürekten mutluluklar diliyorum
    Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum
    Kendine iyi bak
    Aramızda geçen her şeye rağmen
    Benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim
    Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım
    Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum
    Seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum
    Biliyorum, kendini bırakacaksın benden sonra
    O yüzden iyi bak diyorum
    Aslına bakarsan çok da fazla umursamıyorum
    Kendine iyi bak derler ve giderler
    Tutkuyla sevenler bazen birden fazla söylerler bunu
    Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir
    Kolay kolay kopamaz onlar
    Süreç çok acı vericidir, yürek parçalayacıdır
    Her seferinde azalan umutlarla geri döner
    Ve yine kendine iyi bak günleriyle ayrılırlar
    Ta ki umutta sevgi detükeninceye kadar
    Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar
    Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez kendine iyi bak derler ve giderler
    Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler
    Kendine iyi bak derler ve giderler
    Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler
    En büyük ihanet değil midir aslında...
    Seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek
    Kendine iyi bak derler ve giderler
    Seni suskunluğa mahkum edip giderler
    Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler
    Seni senden alıp giderler
    Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için
    Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet, suçlanmaz kendi
    Savaşamadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın
    Savaşmışlarsa yenildikleri için kızarsın yine suçlayamazsın
    Yenildiğin için kızarsın, yine suçlayamazsın
    Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni
    Kendine iyi bak derler ve giderler
    Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler
    Bir tek anıları bırakırlar geride
    Bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeleri
    Arkalarına bakmadan çekip giderler, eğer yalnız kalmışsan
    Çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler
    Her şey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler
    Bitti diyemedikleri için kendine iyi bak derler
    Kırıldım ve affedemiyorum diyemedikleri için kendine iyi bak derler
    Seni istemiyorum artık hayatımdan çıkaracağım
    Ama bil ki seni hiç unutmayacağım diyemedikleri için kendine iyi bak derler
    Biliyorum çok kanayacaksın ama...
    Daha iyisini yapamıyorum diyemedikleri için kendine iyi bak derler
    Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler
    Çünkü o kan uzun süre akacaktır
    Ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler
    Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman
    Kendine iyi bak deme bana
    Sadece kötülükler noktalansın isterim ben
    Oysa sen iyisin, sen gözümdeki ışık, dudaklarımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçsin
    Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, Sen hayatımdaki neşesin
    Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım...
    Sen bitanesin
    Kendine iyi bak deme bana, nokta koyma
    Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler
    Keşke affedebilsen beni
    Keşke ben de seni affedebilsem
    Keşke döndürebilsek zamanı geriye, nafile...
    Ama yine de gitmesen olmaz mı, bitmesek olmaz mı
    Sen eksikken ben nasıl tam olurum
    Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum
    Savaşsak aramıza giren şeytanla olmaz mı
    Hani en büyük aşklar her türlü engeli aşardı
    Hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi
    Hani sevgi eninde sonunda kazanırdı
    Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı
    Hani en büyük zaferler en kanlı savaşların ardından kazanılırdı
    Bunların hepsi yalan
    Sahiden gitmesen olmaz mı, bitmesek olmaz mı..........
    Peki o zaman senin istediğin gibi olsun
    Öyleyse sen de KENDİNE İYİ BAK.

    November 06

    işte gerçek kızlarmışşşşş

     

    KIZLARRRRRRR!!!!!!!!!!!!!

    1.50 boyu oLup da topukLu ayakkabI giyen bacakLarIna kadar DU$uk beLLi kot gİYİp de ustundekini ceki$tire ceki$tire beLini kapamaya caLi$an sevgiLisinin eLini tutarken gozLeriME becer BENi der gibi bakan habire odeMELi arayan canI isteMEdiginde teLefonu acmayan BEN arIcam SENi dEYip aramayan hesap geLdi mi eLi cebiNE gitMEyen on kiLo makyaJ yapIp kendini guzeL sanan gosterip de verMEyen somurucu ac keva$e tutuk zekaLI cIkarcI i$i DU$MEdikce aramayan numaradan agLayan saf ve masum roLu yapan aynI anda 2 3 erkekten ho$LanIp hepsiNE taviz veren aMELeLerLe takILIp kendini bi bokum sanan terk ediLince kopek oLup yaLvaran oysaki seviLsEYdi kopek edip yaLvartacak oLan kafasI caLI$mayIp da az konu$unca zeki oLunDUgunu zanNEden araba yada motor gorunce bi tarafI suLanan jumbo size oLup da kendini baLerin zanNEden Cakma Prada gİYİp Ferrari deki patatesi gorDUn mu ! diye onu bunu bokLayan miLyarLIk telefonLa dola$Ip ayda on miLyonluk kontor biLe almadIgI haLde 700 miLyon teLefon faturasI odemi$ edasIyla doLa$an yirmibe$ gramIn hesabInI yapan Ciko oLDUgu haLde kendini super modeL sanIp burnundan kIL aldIrmayan tampon kuLLandIm ondan bekaretim bozuLDU muMARASINAr inanacagImIzI sanacak kadar agIr saLak oLan dip boyasI GELip boyatmayan verdikten sonra uyutmayan sarI$In oLup soLaryumda uyuya kaLan regL zamanI kaLmaya geLen BEN SEN o biz siz onLar oLan ki$i zamirLerini ban san o bis sis diyen nanmiyoruam! ciddaan mII! saka yapIosaan! cümLeLerini kuran evden arayIp aiLeME yaLakaLIk yapan cami oLup acmayan ak$ama kadar evde anNEsiyLe oturup ak$am shakira keMEriyLe gezMEye cIkan MEze oLupta ortamda akmaya caLIsan...kIzLar YAKLA$MAYIN